vekil

vekil
"1. agent; representative; deputy; attorney; proxy. 2. minister of state, cabinet member."

Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • vekil — is., Ar. vekīl 1) Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse 2) Milletvekili 3) esk. Bakan Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü. R. N. Güntekin Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vekil — (A.) [ ﻞﻴﮐو ] 1. avukat. 2. biri tarafından yetki verilmiş. 3. bakan …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • VEKİL — Başkasının işini gören. Bir adamın yerine hareket etme selâhiyeti olan kimse. * Nâzır. Bakan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • vekil — vekalet sözleşmesi gereği, müvekkil tarafından ve onun adına işlem yapmakla yetkilendirilen kişi …   Hukuk Sözlüğü

  • Vekil Cheres — Vekil Cheres, so v.w. Wekil Scheres, s.u. Janitscharen S. 337 …   Pierer's Universal-Lexikon

  • VEKİL-İ HARC — (Vekil harç) Masraf görmekle vazifeli olan. Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • vekil vükela — is., ç. İleri gelenler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Nİ'ME-L VEKİL — Ne güzel, ne iyi vekil …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜVEKKEL — Vekil tâyin olunmuş olan, vekil edilmiş olan. Bir kimse tarafından işlerini görmek veya kendisini müdafaa ettirmek için vekil edilmiş kimse …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜEKKEL — Vekil edilen kimse. Vekil tâyin olunmuş olan. (Bak: Müvekkil …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ASALETEN — Vekil olmayış. Kendi işini kendi namına bizzat kendisi yapmak üzere. Kendi nâmına olmak üzere …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”